Küçük Amerika Halleri

19 Nisan 2006 Çarşamba

Bu bazen bir övünme yada yerine göre bir yergi olabiliyor, kim Amerika’ya nereden bakıyorsa Türkiye ve Türkiye’nin küçük Amerikalık hallerini oradan konumlandırıyor. Bu bakış açısı ne olursa olsun bir gerçeği değiştirmiyor: yozlaşma. Ben öyle sıkı bir ahlak takipçisi değilim, hazzetmem de öylelerinden. Şikayet noktam aptallaştırma, aptallaştırmaya inanma ve aptalca şeyleri matah bir şey gibi sunma meselesine gelip takılıyor eninde sonunda.. Hele birde bunun üstüne apartma eklenince tadından yenmez bir karışım ortaya çıkıyor ki şimdiden nevrim döndü bile benim.

Bu apartma konusuna takık durumdayım en çok. İnsanların özgün olamaması bir şeydir ama tutup ta karbon kopyaların ben özgünüm diye ortaya çıkı çıkı vermesi katil yapıverir beni oracıkta. Ben mesela en çok bu konuda bir tez yazılsın mesele bıçak altına yatırılsın istiyorum. Nedir bu Türkiye’deki her şeyi kitleye mal etmek tutkusu? Bu öyle bir hale geldi ki Atlas pasajına artık girilmiyor malumunuz, tabi giremeyenler ben ve benim gibi dinozorlar diyeyim, eski halini hatırlayıp bi şişe rakı açası gelenler. Yok yanlış anlaşılmasın nostaljiden de hazzetmem, değişim ve bazen yozlaşma kaçınılmazdır. Bir arkeoloji öğrencisi olarak bunu en iyi bilenlerdenim. Öyle yada böyle nedir bu kitle halinde marjinal olmaya yanıp tutuşmanın sebebi hikmeti? Hangi güç ve kuvvet tüm dükkanları tek tip kıyafetlerle doldurmaya ve tüm insanları farklı olmak adına bu giysileri almaya ve bir cadde dolusu insanı aynı gözükmeye itmektedir? Cevap basit aslında, kabullenilme, onaylanma isteği. Bu tuhaf bir durum yaratmıyor değil. Farklı giysiler otobüste söküyor, minibüste söküyor, mahallede söküyor, konu komşunun gözünde söküyor, dillerine bir sakız veriyor, aile içinde söküyor bir gün düzelir umuduyla, sonra geliyor bir cadde dolusu insanla aynı olmanın, bir yere ait olmaya çalışırken kendini bir başka yerden soyutlamanın iç huzuruyla oturup kalıyor. Nerden baksan ergen muhabbeti anlayacağınız.

Haa dış giyimin kitle halinde sözde marjinalleşmesinin yanında Türkiye hızla muhafazakarlaşıyor bilmem farkında mısınız, çevirin bakın o ‘farklı’ gençlerden birini, kendisini dış görünümünden dolayı esefle kınayan komşu teyzeden bir farkı var mı görün.. Ama gözlerinin içine bakmayın sakın, zira hiçlik bakması hoş bir şey değildir…

P.S: ben Derya Baykal’ı çekiştirecektim güya, nereden nereye geldi konu..

0 yorum: